egitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
egitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos Zafer Bayramı

Gönderen efsane51 19 Mayıs 2009 Salı 0 yorum

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

Radyasyon

Gönderen efsane51 12 Mayıs 2009 Salı 0 yorum


Radyasyon Nedir?

Teknolojideki çok hızlı gelişmeler sonucu üretilen çeşitli elektronik cihazların (TV, radyo, bilgisayar ve röntgen, tomografi vb. tıbbi cihazlar) yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyonun elektromanyetik kirliliğe yol açtığı anlaşılmıştır.

Radyasyon, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji emisyonu (yayımı) ya da aktarımıdır. Bilindiği gibi maddenin temel yapısını atomlar meydana getirir. Atom ise, proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdek ile bunun çevresinde dönmekte olan elektronlardan oluşmaktadır.

Herhangi bir maddenin atom çekirdeğindeki nötronların sayısı, proton sayısına göre oldukça fazla ise; bu tür maddeler kararsız bir yapı göstermekte ve çekirdeğindeki nötronlar alfa, beta, gama gibi çeşitli ışınlar yaymak suretiyle parçalanmaktadırlar. Çevresine bu şekilde ışın saçarak parçalanan maddelere "radyoaktif madde", çevreye yayılan alfa, beta ve gama gibi ışınlara ise "radyasyon" adı verilmektedir..

Müzeler Haftası

Gönderen efsane51 30 Nisan 2009 Perşembe 0 yorum


18-24 Mayıs tarihleri arası Müzeler Haftası’dır. Müzeler Haftası’nda ülkemizin kültür varlıkları tanıtılır. Eski eserlerin korunması, gereği anlatılır. Müzelerimiz gezilerek milli kültür ve tarih bilgimiz zenginleştirilir. Hafta içinde açık oturumlar düzenlenir. Uzmanların konferans vermeleri sağlanır. Okullarda Tabiat Varlıkları ve Müzeler köşesi hazırlanır, bu köşede müzecilikle ilgili basında çıkan yazılar sergilenir.

Öğrencilerin müzecilikle ilgili yazıları burada değerlendirilir. Çevrede bulunan eski eser niteliğindeki belge ve kalıntılar bu köşede sergilenir.

Müze; sanat, bilim, tarih, kültürle ilgili eserlerin halka gösterilmek için toplanıp sergilendiği yerlerdir.
Eski eser; belge, anıt ve kalıntılardır. Eski eserler, bize, geçmiş yıllarda insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve yetenekleri hakkında bilgi verirler. Geçmişi öğrenerek bugünü anlamamıza yardımcı olurlar.

Eski eserlerin derlenip toplanması önce İngiltere’de başlamıştır. imparatorluğun değişik yerlerinden toplanan belgeler, kalıntılar, heykeller başkente getirilerek bugünkü müzenin ilk biçimi oluşturulmuştur. Daha sonra Avrupa’nın öteki ülkelerinde de benzer çabaların gösterildiğini görüyoruz.

Müzeler başlangıçta halka açık değildi. Müzelerden devlet yöneticileri ile bilginler yararlanıyordu. 1850 yılından sonra müzelerdeki eski eserler sergilenerek halkın ilgisine ve bilgisine sunuldu.

Yurdumuzda müze çalışmaları 1846 yılında Ahmet Fethi Paşa tarafından başlatıldı. İlk müze İstanbul’da Aya İrini Kilisesi’nde kuruldu. Daha sonra Osman Hamdi Bey zamanında yurdun çeşitli bölgelerinde özellikle Nemrut Dağı’nda eski Sayda kentinde yapılan arkeolojik kazılardan çıkan eserler İstanbul’a getirildi. Bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi kuruldu. Osman Hamdi Beyin ölümünden sonra bu göreve Halit Eldem atandı. Onun zamanında Türk İslam eserlerini içine alan «İslam Müzesi» kuruldu.

1924 yılında Topkapı Sarayı müze olarak hizmete açıldı. 1928 yılında Etnografya Müzesi tamamlanarak hizmete girdi. 1934 yılında Ayasofya müze olarak hizmete sunuldu. Bu arada Konya, Bursa, Manisa, İzmir, Kayseri, Afyon, Antalya, Edirne, Adana illerimizde müzeler açıldı. Açılan müzeler geliştirildi. Eski müzeler onarıldı.

Cumhuriyet döneminde bir yandan müzeler açılırken öte yandan da arkeolojik kazılar yapıldı. Roma Hamamı, Ahlatlıbel, Alacahöyük, Alişar, Boğazlıyan kazıları ilk milli arkeolojik kazılardır. Bu kazılardan çıkan eserler Ankara’da Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndedir.

Ülkemiz toprakları üstünde birçok uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları, anıtları belgeleri müzelerimizde sergileniyor. Yurdumuzda bugün yüz yirmi yedi müzemiz vardır, bu müzelerde toplam iki milyonu aşan eski eser sergilenmektedir.

Yurdumuza gelen turistlerin büyük bir çoğunluğu bu müzelerimizi gezmektedir. Müzelerimizi zenginleştirmek için bulduğumuz eski eserleri müze yöneticilerine teslim etmeliyiz. Çevremizde izinsiz kazı yapılıyorsa durumu ilgili makamlara bildirmek bir yurttaşlık görevidir.

Yurdumuzun tarihi değerlerine eski eserleri koruyarak sahip çıkmalıyız. Bu onurlu bir yurttaşlık görevidir.

Lenf Dolaşımı

Gönderen efsane51 28 Nisan 2009 Salı 0 yorum



LENF DOLAŞIMI : Vücuttan toplanan lenf iki yoldan dolaşıma katılır.

1.Yol: Bacaklardan ve barsaklardan toplanan lenf damarı kilus borusuna oradan Peke sarnıcı denilen keseye gelir. Buradan en büyük lenf damarı olan Göğüs kanalı lenf damarına açılır. (Başın sol yarısı, sol kol ve göğüs bölgesinin sol yarısından toplanan lenf damarları da göğüs kanalına üst bölgeden birleşir).
Göğüs lenf kanalından Sol köprücük altı toplardamarına buradan Üst ana toplardamarına açılır. Ve buradan da kalbin sağ kulakçığına gelerek lenf kalbe gelir.

2. Yol: Sağ kol, başın sağ yarısı ve göğüs bölgesinin sağ yarısından toplanan lenf damarları, boyun bölgesindeki büyük lenf damarına açılır. Buradan sağ köprücük altı toplar damarına bağlanır ve bu bölgelerden toplanan lenf, üst ana toplardamar yoluyla kalbin sağ kulakçığına açılır.

LENF SİSTEMİNİN GÖREVLERİ :

* Madde alış-verişine aracılık eder.
* Doku sıvısını kalbe taşır.
* Kan sıvısının dengede kalmasını sağlar. Bu sistemle kılcal damarlarla alınmayan doku sıvısı içindeki maddeler tekrar dolaşım sistemine dahil edilir.
* Lenfosit üreterek kana verir. Vücudun savunmasında görevlidir.

Farabi Kimdir?

Gönderen efsane51 19 Nisan 2009 Pazar 0 yorum

Felsefenin Müslümanlar arasında tanınmasında ve benimsenmesinde büyük görevler yapmış olan Türk filozoflarının ve siyasetbilimcilerinden Fârâbî'nin, fizik konusunda dikkatleri çeken en önemli çalışması, Boşluk Üzerine adını verdiği makalesidir. Fârâbî'nin bu yapıtı incelendiğinde, diğer Aristotelesçiler gibi, boşluğu kabul etmediği anlaşılmaktadır.

Fârâbî'ye göre, eğer bir tas, içi su dolu olan bir kaba, ağzı aşağıya gelecek biçimde batırılacak olursa, tasın içine hiç su girmediği görülür; çünkü hava bir cisimdir ve kabın tamamını doldurduğundan suyun içeri girmesini engellemektedir. Buna karşılık eğer, bir şişe ağzından bir miktar hava emildikten sonra suya batırılacak olursa, suyun şişenin içinde yükseldiği görülür. Öyleyse doğada boşluk yoktur.

Felsefenin özüne inebilmiş biridir Farabi ve müslümanların felsefe alanında gelişmesine öncülük yapmıştır.

Kimyanın Alt Dalları

Gönderen BY.CodeR 0 yorum


Kimyanın alfabetik sıraya göre alt dalları;

  • Fizikokimya
  • Biyokimya
  • Analitik kimya
  • Organik kimya
  • İnorganik kimya
  • Farmasötik kimya
  • Polimer kimyası

Biyolojinin Alt Dalları

Gönderen BY.CodeR 0 yorum


Biyolojinin alfabetik sıraya göre alt dalları;

  • Anatomi
  • Bakteriyoloji
  • Biyocoğrafya
  • Biyofizik
  • Biyokimya
  • Biyometri
  • Botanik
  • Deniz biyolojisi
  • Doku bilimi
  • Ekoloji
  • Embriyoloji
  • Entomoloji
  • Etoloji
  • Evrimsel biyoloji
  • Filogeni
  • Fizyoloji
  • Gelişim biyolojisi
  • Genetik
  • İhtiyoloji
  • İmmünoloji
  • Kriyobiyoloji
  • Limnoloji
  • Mikrobiyoloji
  • Moleküler biyoloji
  • Morfoloji
  • Nörobiyoloji
  • Ontojeni
  • Ornitoloji
  • Paleontoloji
  • Parazitoloji
  • Patoloji
  • Sitoloji
  • Sosyobiyoloji
  • Taksonomi
  • Tıp
  • Uzay biyolojisi
  • Viroloji
  • Zooloji

Anatomi Nedir?

Gönderen BY.CodeR 0 yorum

Anatomi, Yunanca'da "çıkarmak" anlamına gelen "ana" ve "kesmek" anlamına gelen "tome"den türetilmiş bir kelimedir.Canlıların yapısı ve düzeni ile ilgilenen bilim dalıdır.

Hayvanlarla ilgilenen hayvan anatomisi (zootomy) ve bitkilerle ilgilenen bitki anatomisi (phytonomy) olarak iki alt daldan oluşur.

Temel tıp bilimlerinden biri olan insan anatomisi ise insan vücudundaki organların tanımlanması, büyüklük, biçim gibi özelliklerinin ortaya konması, birbirleriyle olan ilişkilerinin belirlenmesi ve bunların hekimliğe uygulanmasıyla ilgili bilimsel uğraş alanıdır.

Kalbin Yapısı

Gönderen efsane51 16 Nisan 2009 Perşembe 0 yorum


Kalp,insanın gögüs boşluğunda iki akciğerinarasında ve gögüs kemiğinin hemen arkasında yer alır.Ergin kadında ortalama 230-280 gr.erkekte ise 280-340 gr ağırlığındadır.Yaş ilerledikçe ağırlığı ve büyüklüğüde artar.Yandaki şekilde görüldüğü gibi dört odacıklı olan kalpte üstteki iki odacığa kulakçık,alttaki iki odacığa karıncık adı verilir.Sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında üçlü,sol kulakçık ike sol karıncık arasındaikili kapakçık bulunur.Sağ kulakçığa üst ana toplar damar ile alt ana toplar damar bağlanır.Sağ karıncıktan ise akciğer atardamarı çıkar.Sol kulakçığa kalbin en büyük damarlarından biri olan aort atardamarı çıkar.Kulakçıklar ile karıncıkar arasındaki kapakçıklar karıncıklara doğru tek yönde açılır.Karıncıkları atardamarlara bağlıyan açıklıklarda da yarım ay şeklinde üçlü kapakçıklar bulunur.

Kalbin yapısında içten dışa doğru endokard,miyokard ve perikard olmak üzere üç farklı yapı görülür.

Kalbin çalışması,Kalp kasının kasılıp gevşemesi ile olur.Kalbin her odacığı kasılma sırasında içindaki kanı pompalar,gevşeme sırasında ise kanla dolar.

Bu kadar karmaşık bir düzen içinde hiç şaşmaması şaşılacak olay...

Turizm Haftası

Gönderen efsane51 15 Nisan 2009 Çarşamba 0 yorum

15-22 Nisan ları arası turizm haftasıdır.Biz genelde otellerdeki indirimlerden dolayı turizm haftası olduğunu biliyoruz.
Sizin için örnek bir konuşma

15-22 Nisan tarihleri arasını Turizm Haftası olarak kutluyoruz. Dinlenmek, eğlenmek, görmek ve tanımak gibi amaçlarla yapılan gezilere turizm, bu gezilere katılan insanlara da turist diyoruz. Ülke içinde yapılan gezilere iç turizm, ülke dışına yapılan gezilere ise dış turizm denir.
Yurt dışı gezilere daha çok, zenginleşen ülkelerin insanları çıkar. Yabancı turistler ülkemize hangi amaçla gelirse gelsinler, para harcarlar. Turistlerin harcadığı yabancı paralara döviz diyoruz. Üretemediğimiz ürünleri yabancı ülkelerden döviz ile satın alırız. Döviz elde etmenin en kolay yollarından biri ise turizmdir. Ülkemize ne kadar çok turist gelirse, o kadar çok döviz elde ederiz.
Asya ve Avrupa kıtaları arasında bir köprü olan yurdumuz, turistlerin ilgi duyduğu bir ülkedir. Ilıman iklimi, zengin bitki örtüsü, eski medeniyetlerin bıraktığı tarihi eser ve anıtlarla yurdumuz, turistler için adeta bir cennet gibidir. Bütün bunlara rağmen ülkemiz, hak ettiği turist sayısına bir türlü ulaşamamıştır. Ülkemize daha çok turist gelebilmesi için, yollarımızın daha güzel, insanlarımızın daha centilmen, ulaşım araçlarının daha gelişmiş, konaklama yerlerinin bol, rahat ve temiz olması gerektiğini biliyoruz. Turistlere karşı güler yüzlü olmak, onları rahatsız etmemek, değerinden yüksek ve zorla satış yapmamak gerekir. Onların memnun ayrılması, ülkemize daha çok turistin gelmesini sağlar. Daha çok turist ise, daha çok döviz demektir.

Günümüzde tükenen su kaynakları ve petroller insanları farklı enerji kaynaklarına yönlerdirdi.Bunlar daha çok dogaya zararı olmayan ve çok elektrik oluşabilen kaynaklar başka bir yöndende petrolden üretilen elektrik alternatif enejilere göre çok daha pahalı ve ugraş gerektiriyor.
Bunlardan bir kaçı;

HİDROELEKTRİK ENERJİ

JEOTERMAL ENERJİ

GÜNEŞ ENERJİSİ

RÜZGAR ENERJİSİ

BİYOKÜTLE ENERJİSİ

DENİZ KÖKENLİ YENİLENEBİLİR ENERJİ

HİDROJEN ENERJİSİ


Rütbeler

Gönderen efsane51 14 Nisan 2009 Salı 0 yorum

SUBAY RÜTBELERİ
MAREŞAL
GENELKURMAY BAŞKANI
ORGENERAL
KORGENERAL
TÜMGENERAL
TUĞGENERAL
ALBAY
YARBAY
BİNBAŞI
YÜZBAŞI
ÜSTEĞMEN
TEĞMEN
ASTEĞMEN
ASTSUBAY RÜTBELERİ
KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ
BAŞÇAVUŞ
KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞ
ÜSTÇAVUŞ
KIDEMLİ ÇAVUŞ
ÇAVUŞ
ASKERDEKİ RÜTBELER
UZMAN ÇAVUŞ
UZMAN ONBAŞI
ÇAVUŞ
ONBAŞI

Ülkelerin Para Birimleri

Gönderen efsane51 10 Nisan 2009 Cuma 0 yorum


Ülke Adı

Almanya

Para Birimi

Euro

ABD Dolar
Arjantin A. Pesosu
Arnavutluk Lek
Avusturya Euro
Avusturalya Av. Doları
Belçika Euro
Arap Emirlikleri Dirhem
Brezilya Kruzeiro
Bulgaristan Leva
Cezayir Dinar
Çek Cumhuriyeti Koruna
Danimarka D. Kronu
Fransa Euro
Finlandiya Euro
Güney Afrika Cumhuriyeti Rand
Hindistan Rupi
Hollanda Euro
Irak I. Dinarı
İngiltere Sterlin
İran Rial
İrlanda Euro
İspanya Euro
İsrail İ.Şekeli
İsveç İ. Kronu
İsviçre İ. Frangı
İtalya Euro
İzlanda İ. Kronu
Japonya Yen
Kanada K. Doları
Kuveyt K. Dinarı
Libya L. Doları
Lübnan L. Sterlini
Lüksemburg Euro
Macaristan Froint
Meksika Peso
Mısır M. Lirası
Nikaragua Kardoba
Norveç N. Kronu
Pakistan P. Rupisi
Polonya Sloty
Portekiz Euro
Romanya Lei
Rusya Ruble
Suriye S. Lirası
Suudi Arabistan Riyal
Şili Yeni Paso
Tunus T. Dinarı
Türkiye Yeni Türk Lirası
Ürdün Ü. Dinarı
Venezuela Bolivar
Vietnam V. Doları
Yeni Zellanda Y.Z.
Yugoslavya Dinar
Yunanistan Euro
Eger Yurtdışına çok çıkanlarınız varsa çok işinizi yarayacaktır tabi çıkmayanlarada genel kültür olur...

Kondansatörler

Gönderen efsane51 9 Nisan 2009 Perşembe 0 yorum

Tanımı: İki iletken levha arasına bir dielektrik madde konması ile yapılan devre elemanına kondansatör denir.

Kullanım Alanları: Elektrik ve elektronik devreler için temel pasif devre elemanlarından biridir. Elektronikte iki kat arasında kuplaj, by pass, dekuplaj, bloklama, ayar ve filtre elemanı olarak kullanılır. Ayrıca, güç katsayısının düzeltilmesinde, bir fazlı motorlarda ilk hareketi sağlamada ve kalkınma momentini artırmada kullanılır.

1- Kondansatör devreye uygulanan gerilimin maksimum değeri ile şarj olur.

2- Kondansatör D.C akımı geçirmez, A.C akımı şarj ve deşarj akımları şeklinde geçirir

3- Kondansatörler elektrik enerjisini yük şeklinde depo ederler.

KONDANSATÖR ÇEŞİTLERİ

A) Sabit değerli kondansatörler

B) Ayarlı (değişken değerli) kondansatörler

A) SABİT KONDANSATÖRLER

Sınıflandırma üretimlerinde kullanılan dielektrik maddenin cinsine göre olur.

1. Seramik kondansatörler

2. Elektrolitik kondansatörler

3. Metalize kondansatörler

4. Mika kondansatörler

5. Diğer kondansatörler


Kutupsuz kondansatör sembolü

1. SERAMİK KONDANSATÖRLER

Bu kondansatörlerde dielektrik madde olarak seramik kullanılır. Seramik üzerine eritilmiş alarak yapıştırılan gümüş tabakalar kutupları meydana getirir. Titanyum, baryum, titnat kondansatörler de buna benzer oalrak yapılırlar.

Titanyum kondansatör disk tipi ve tüp tipi olmak üzere iki çeşittir. Yüksek frekans kayıpları küçüktür. Baryum titinat kondansatörler ise küçük boyutta büyük kapasite elde edilmesi bakımından avantajlıdır. Fakat kapasiteleri sıcaklık ve nemden etkilenirler.

Yüksek frekanslı devrelerde by pass kondansatörü olarak kullanımda tercih edilir.

2. ELEKTROLİTİK KONDANSATÖRLER

Diğer kondansatörlerden farklı olarak kutuplandırılmıştır. Pozitif kutup olarak oksitlendirilmiş aliminyum, negatif kutup olarak normal aliminyum levha kullanılmıştır. Ancak alternatif akımda kullanım için kutupsuz tipleri de vardır. Bunlarda her iki kutup da oksitlendirilmiş aliminyum levha kullanılır. Küçük boyutlu olmasına rağmen kapasiteleri büyüktür.

Yüksek ve alçak gerilimli devrelerde kullanılırlar.


Kutuplu (elektrolitik) kondansatör sembolü

3. METALİZE KAĞIT KONDANSATÖRLER

Bu kondansatörlerde vernikli kağıta metal buharı özel bir metodla kaplanarak kondansatör levhaları teşkil ettirilir. Bu kondansatörlerin en önemli özelliği dielektrik denilse bile kendi kendini tamir edebilmesidir. Dielektrik delindiği zaman geçecek olan kısa devre akımı noktadaki metalize kağıt üzerinedeki metali buharlaştırır. Bu buhar yalıtkanlığı tekrar sağlar. Çalışma gerilimleri 100 ila 700V arasında yapılabilir. Kapasiteleri ise 1nF-20µF arasında yapılır.

4. MİKA KONDANSATÖRLER

Mika kondansatörlerin iki tipi vardır. Birincisinde ince bir mika dielektrik olarak kullanılmıştır. İkincisinde ise bunlara ilave olarak metal yüzeylere gümüş film tabakası ilave edilmiştir. Bunlar metalize mika kondansatör ve gümüş kaplanmış mika kondansatör olarak isimlendirilir. Isı katsayısı ve ısı direnç ilişkileri iyidir. Bu özellikleri ile yüksek frekans ta kullanılırlar.

5. DİĞER KONDANSATÖRLER

Ayrıca, titanyum myler, cam polistrin, polyester strol film kondansatör çeşitleri de mevcuttur.


3. VARİKAP DİYOT

Ters polarmada çalışan ve polarma geriliminin ayar edilerek gerilimin setinin daraltılıp genişletilmesiyle ayarlı kondansatör olarak kullanılan diyotlardır.

Bu diyotlarda kapasite uygulanan gerilimle ters orantılı olarak 2-100pF arasında değişir. Uygulanan ters gerilim değerleri 20V ile sınırlandırılmıştır. Örnek olarak BA 102 varikap diyotta 20 voltluk ters DC gerilimde kapasite 20pF iken bu gerilim 4 volta düşerse kapasita 45pF'a yükselir. Yapıları normal diyotlar gibi oldukça küçüktür. Ayarlanabilir diğer kondansatörlerin yerine kullanılabilir.

Günümüzde herşeyde kullanılan kondansatörler hayatımızın parçalarından biridir.

Güneş Sistemi

Gönderen efsane51 6 Nisan 2009 Pazartesi 0 yorum

Güneş Sistemi, Güneş adını vermiş olduğumuz bir yıldız , bu yıldızın çevresindeki belirli yörüngelerde bulunan 9 gezegen ve çok sayıda küçük gökcisminden oluşmaktadır. Güneş Sisteminde yer alan gezegenlerin isimleri sırası ile Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüton dur.Tabi bunların dışında yeni olarak bulunan gezegenlerde var bu bulma işi sona ermez  evren var oldukça evren sonsuzdur.

Göktürk Alfabesi

Gönderen efsane51 4 Nisan 2009 Cumartesi 1 yorum

GÖKTÜRK ALFABESİ

Biz Türklerin milli alfabesi olan göktürkçe yüzyıldardan beri geçerliligini yitirmiştir yurdumuz Türkiye de bile Göktürkçeyi bilen kişi sayısı yüzü geçmez bunun için En azından bir kaç kelime anlayacak kadar ögrenmek lazım.Bu konuda çok hassas olan biriyim sizde en az benim kadar hassassınızdır diye düşünüyorum.Bu konu hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşın..

Kış Uykusuna Yatan Canlılar

Gönderen efsane51 2 Nisan 2009 Perşembe 0 yorum

Köpek Balıklari

Sibirya Ayısı

Yarasa

Ayılar

Kaplumbağa

Kurbağa

Yılan

Kirpi

Bu saydıgımız canlıların uykusu bizim gibi içinden hiç çıkamadıgımız bir gaflet uykusu degil sadece yaşamlarını sürdürmek için yaptıkları bir eylem

Karbonhidratların Sindirimi

Gönderen efsane51 25 Mart 2009 Çarşamba 1 yorum

Karbonhidratların sindirimi agızda başlar ve ince bagırsakta biter.Mide ortamı asidik oldugu için midede karbomhidrat sindirimi olmaz.

Agızda;Tükrük bezlerinden salgılanan amilaz enzimi etkilidir ve burada kısmi olarak fiziksel ve kimyasal sindirim olur.

Pankreas;İnce bagısagın ürettigi sekretin hormonunun etkisi ile on iki parmak bagırsagına amilaz enzimi salgılar.

İnce Bagırsakta;On iki parmak bagırsagında başlayan sindirim buradada devam eder.Bagırsak duvarından salgılanan Maltaz,Laktaz,Sakkaraz etkilidir.

Karacigerin Görevleri

Gönderen efsane51 0 yorum


  • Vücut ısısını düzenler.
  • Antitoksik özellik gösterir.
  • Pıhtılaşmada rol oynayan protrombin ve fibrinojen üretir.
  • Yaşlı alyuvar hücrelerini fagosite eder.
  • Kanda fazla bulunan glikozu glikojen olarak depo eder.
  • Safra sıvısını üretir ve depo eder.
  • Kanın damarda pıhtılaşmasını engelleyen heparini salgılar.
  • Zehirli(amonyaklı) maddeleri daha az zehirli üre ve ürik aside dönüştürür.
  • Antikorların önemli bir kısmını yapar.
  • D,B,A,K Vitaminlerini depo eder.
  • A Vitamini sentezler.

Pankeasın Görevleri

Gönderen efsane51 0 yorum

Pankreas pembe renkli ve yaprak şeklinde bir organdır.Hem iç salgı hemde dış salgı yapabilen bir karma bezdir.Vücudumuzda büyük bir yeri olan glikoz metobilazmasını düzenleyen İnsülin ve Glukagon hormonlarını salgılar.Pankreas dış salgı bezi olarakta  içinde farklı sindirim enzimlerini içeren pankreas öz suyunu      salgılar.Bunlar;Amilaz,Tripsinojen,Kimatripsinojen,Nükleaz salgıları yer alır.Pankreas özsuyunu salgılanması Sekretin hormonu tarafından kontrol edilir ve saglanır.

-- Albümü İNDİR --



Son Albümler

Bağlantılar

Sayaç - İstatistik